Neler yeni
  • YASAL UYARI : www.6ensonbahis.com sitesinde yer alan yorum ve tahminler haber ve bilgi amaçlıdır

    6ensonbahis.com sitesinde hiç bir şekilde kumar oynatılmaz

    Sitemizde hiç bir şekilde yasa dışı bahis oynatılmadığını bilerek hareket ediniz

    7258 sayılı yasa gereği bahis oynatmak suçtur

Yol Ayrımı: Almanya’nın Yahudi Futbolcularının Trajik Öyküsü

Mirali

Mirali

Admin
Yönetici
ADMİN
Katılım
18 Şub 2016
Mesajlar
5,581
Puanları
113
Yol Ayrımı: Almanya’nın Yahudi Futbolcularının Trajik Öyküsü

hirsch1.jpg


1910 senesi, Mayıs ayının ilk günü, Karlsruhe’nin geniş sokaklarını işhal eden koca kalabalık, şehrin önemli takımı KFV’nin en yakın rakipleri olan Phönix Karlsruhe karşısında aldığı galibiyeti kutluyordu. Henüz stadtan çıkamamış olanlar ise, takımın gol makinesi olan üç futbolcunun ismini haykırıyorlardı. Maçın ilk golünü atan Fuchs, takımın dinamosu Gottfried Fuchs, Julius Hirsch ve Fritz Förderer. Soyunma odasına girmeden önce, taraftarların tezahüratlarıyla mest olmuş bu oyunculara, hayat çok farklı yollar çizecekti. Julius Hirsch ise belki de tarih boyunca yaşanmış en trajik hikayelerden birisinin kahramanı olacaktı.

hirsch4.jpg


1892 senesinde dünyaya gelen Hirsch, Gottfried Fuchs gibi Yahudi bir ailenin çocuğu olarak Baden bölgesinde dünyaya geldi. 7 çocuklu ailenin en küçüğüydü ve kendisinden büyük olan kardeşi ile aralarında tam 15 yaş vardı. Ailesi tekstil ile uğraşan ve bölgede saygınlık kazanmış kişilerdi. Aslında annesi çocuk sayısından memnun değildi. Hirsch’in anneannesi tam 14 kez doğum masasına yatmıştı ve kızının kendisinden az sayıda çocuk yapmasına epey tepkiliydi. Bu baskı altında 6. Çocuktan sonra defalarca düşük yapan Anne Hirsch sonunda akıl sağlığını yitirmeye başlamıştı. Son doğumundan tam 15 sene sonra nihayet son çocuğunu dünyaya getirdi.
Hirsch futbola henüz on yaşında iken, KFV’de başladı. Güçlü sol ayağı ve yüksek futbol sezgisiyle erkenden A takıma yükseldi. İlerleyen yıllarda ise bir diğer Yahudi futbolcu Fuchs ve Alman asıllı Förderer ile takımın gol makinesi haline geldi.

hirsch1.jpg
hirsch6.jpg


Karslruhe, o zamanlar modern futbolun beşiği sayılırdı. Bugün daha popüler olan Münih, Berlin ve Dortmund gibi şehirlerde yaşayan insanların birçoğu Karlsruhe’yi desteklerlerdi. Özellikle 1912 senesinde İsviçre’de düzenlenen turnuvada, Alman Milli futbol takımının neredeyse tamamını KFV’li oyuncular oluşturuyordu. Her ne kadar turnuvada beklenen başarıyı gösteremeseler de, grupta Rusya karşısında aldıkları 16-0 lık galibiyetle tarihe geçtiler. Bu maçta Fuchs 10 gol atarak Alman Futbol tarihinde bir maçta en çok gol atan oyuncu ünvanını kazanırken, diğer altı golü ise takım arkadaşı Förderer kaydetti. Hirsch ise, oynadığı futbol ve yaptığı asistlerle Alman futbolunun en etkili ismi olarak gösteriliyordu.

Daha sonraki yıllarda, Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla Hirsch futbola 4 sene ara vermek zorunda kaldı. Aslında İttifak ülkeleri arasında gerçekleşen birçok maça, Milli görev adı altında katıldı. Hollanda ile oynanan ve 5-5 lik skorla sonuçlanan maçta yer aldı. Bu maça gitmek için tam 12 saat trenle seyahat etmesine rağmen genç futbolcu Hollanda filelerini 2 kez sarstı ve atılan bir golün de asistini yaptı. Portakalllar Hirsch’i o kadar sevdiler ki, maçtan sonra kendisini uzun süre Hollanda’da ağırladılar. Daha sonra aynı yol üzerinden Almanya’ya dönüş yapan futbolcu, ülkesinde bir kahramanlar gibi karşılandı.

Fuchs ise, o zamanlar Almanya’da top koşturan en zengin oyuncu olmuştu. Zenginliği elbette ki, futboldan kazandığı paradan gelmiyordu. Keza, henüz emekleme aşamasında olan Alman futbolunun emekçileri çoğu zaman ikinci bir işte çalışıyorlardı. Fakat Fuchs ailesi, Almanya’nın önde gelen ve ticaretle uğraşan Yahudi ailelerinden biriydi. Zaten ‘’Fuchs’’ kelimesi Almanca’da tilki anlamına geliyordu ve aile deri ticaretiyle uğraşmasından dolayı bu ismi almıştı.

hirsh3.jpg


Seneler böyle geçerken, Hirsch artık yaşlandığını düşünerek futbolu bırakıp ailesinin yürüttüğü ticaret firmasında çalışmaya başladı. Alman asıllı sevgilisiyle evlendiler ve iki çocukları oldu. Futbola başladığı KFV kulübüne olan üyeliği ise sadece 10 Nisan 1933’e kadar sürdü. O gün Naziler tarafından yönetilen Alman hükümeti, Yahudi kökenli vatandaşları, başta futbol olmak üzere tüm spor branşlarından men etme kararı aldı. Bayern Münih’in kurucularından biri olan ve 27 yıldır kulübün başkanlığını yürüten Yahudi asıllı iş adamı Kurt Landauer görevinden istifa etti. Julius Hirsch, 31 yıldır üyesi olduğu kulübün yönetimine, kendisinin takımdan uzaklaştırıldığını belirten tebligat eline ulaşmadan bir istifa mektubu yazdı. İki kardeşini, Birinci Dünya Savaşı’nda Alman ordusu adına savaşırken kaybetmişti ve bir kardeşi de Üstün Hizmet Madalyası’na layık görülmüştü. Kendisine uygun görülen bu vedayı kendisine hakaret saydığını dile getiren bir yazı kaleme aldı. Fakat durum değişmedi. Nazi Almanya’sında günden güne zorlaşan hayat koşulları, kendilerini bekleyen daha umutsuz bir geleceğin habercisi oldular.

Fuchs, önce Fransa’ya, daha sonra da İngiltere üzerinden Kanada’ya yerleşti. Hirsch ise o zamanlar çalıştığı firmanın Naziler tarafından kapatılması sebebiyle işsiz kaldıktan sonra, iki çocuklu küçük ailesi ile birlikte ekonomik sıkıntılar içerisine girdi. Önce iş bulma ve bu baskıcı yönetimden kurtulma umuduyla Fransa’daki kız kardeşinin yanına gitti. Birçok yere başvuruda bulunmasına rağmen olumlu cevap alamadıktan, iki ay işsiz gezdikten ve ailesinden uzak kalmanın sebep olduğu ruhsal problemlerden dolayı bir süre akıl hastanesinde yattıktan sonra Almanya’ya döndü.

hirsch2.jpg


Birçok defa şans eseri toplama kamplarından yakayı sıyırsa da, bir gün eve geç dönen kızı geldiğinde babasının az önce bir ev baskınıyla götürüldüğünü öğrendi. Nereye götürüldüğü hakkında en ufak bir fikirleri yoktu. İşin daha da kötüsü, araştırsalar dahi kendilerini muhatap alıp durumunu haberdar edecek bir kurum dahi bulamazlardı. Hirsch, çalışma kamplarına giden trende, ne edip edip bir fırsatını bulmuş, kızına iki sonraki doğum günü için bir posta kartı yollamıştı. Fakat bu kartpostal kendilerinden alacakları son haberdi. Savaşın devam ettiği, 8 Mayıs 1943 günü Naziler, Julius Hirsch’in ölümünü bildirdiler.

Takım arkadaşı ve soydaşı Fuchs, savaştan sonra davet edildiği Almanya’ya bir daha dönmedi. 1966 senesinde Kanada’da hayat gözlerini yumdu. Förderer ise 1942 senesinde Nazilere katıldı. Çalıştırdığı takım, Nazilerin Ölüm-Timi denen teşkilatının üyelerinden oluşuyordu. 10 sene geçirdiği bir rahatsızlıktan ötürü öldü.

Bir zamanlar Alman Futbol takımının vazgeçilmezi olan bu 3 futbolcu, kaderin kendilerine çizdiği bambaşka hayatları yaşadılar. Kimi kahramanlığa zorlandı, kimi ise yok olmayı seçti.


Ensonbahis olarak sizler için hazırladığımız bu yazıyı beğendiğinizi umar, tüm bahis severlere bol şans dileriz.
 
Son düzenleme:
ozil1907

ozil1907

ESB Üyesi
Tc Onaylı
Katılım
9 Nis 2019
Mesajlar
1,460
Puanları
113
Yol Ayrımı: Almanya’nın Yahudi Futbolcularının Trajik Öyküsü

Ekli dosyayı görüntüle 19463

1910 senesi, Mayıs ayının ilk günü, Karlsruhe’nin geniş sokaklarını işhal eden koca kalabalık, şehrin önemli takımı KFV’nin en yakın rakipleri olan Phönix Karlsruhe karşısında aldığı galibiyeti kutluyordu. Henüz stadtan çıkamamış olanlar ise, takımın gol makinesi olan üç futbolcunun ismini haykırıyorlardı. Maçın ilk golünü atan Fuchs, takımın dinamosu Gottfried Fuchs, Julius Hirsch ve Fritz Förderer. Soyunma odasına girmeden önce, taraftarların tezahüratlarıyla mest olmuş bu oyunculara, hayat çok farklı yollar çizecekti. Julius Hirsch ise belki de tarih boyunca yaşanmış en trajik hikayelerden birisinin kahramanı olacaktı.

Ekli dosyayı görüntüle 19464

1892 senesinde dünyaya gelen Hirsch, Gottfried Fuchs gibi Yahudi bir ailenin çocuğu olarak Baden bölgesinde dünyaya geldi. 7 çocuklu ailenin en küçüğüydü ve kendisinden büyük olan kardeşi ile aralarında tam 15 yaş vardı. Ailesi tekstil ile uğraşan ve bölgede saygınlık kazanmış kişilerdi. Aslında annesi çocuk sayısından memnun değildi. Hirsch’in anneannesi tam 14 kez doğum masasına yatmıştı ve kızının kendisinden az sayıda çocuk yapmasına epey tepkiliydi. Bu baskı altında 6. Çocuktan sonra defalarca düşük yapan Anne Hirsch sonunda akıl sağlığını yitirmeye başlamıştı. Son doğumundan tam 15 sene sonra nihayet son çocuğunu dünyaya getirdi.
Hirsch futbola henüz on yaşında iken, KFV’de başladı. Güçlü sol ayağı ve yüksek futbol sezgisiyle erkenden A takıma yükseldi. İlerleyen yıllarda ise bir diğer Yahudi futbolcu Fuchs ve Alman asıllı Förderer ile takımın gol makinesi haline geldi.

Ekli dosyayı görüntüle 19465 Ekli dosyayı görüntüle 19466

Karslruhe, o zamanlar modern futbolun beşiği sayılırdı. Bugün daha popüler olan Münih, Berlin ve Dortmund gibi şehirlerde yaşayan insanların birçoğu Karlsruhe’yi desteklerlerdi. Özellikle 1912 senesinde İsviçre’de düzenlenen turnuvada, Alman Milli futbol takımının neredeyse tamamını KFV’li oyuncular oluşturuyordu. Her ne kadar turnuvada beklenen başarıyı gösteremeseler de, grupta Rusya karşısında aldıkları 16-0 lık galibiyetle tarihe geçtiler. Bu maçta Fuchs 10 gol atarak Alman Futbol tarihinde bir maçta en çok gol atan oyuncu ünvanını kazanırken, diğer altı golü ise takım arkadaşı Förderer kaydetti. Hirsch ise, oynadığı futbol ve yaptığı asistlerle Alman futbolunun en etkili ismi olarak gösteriliyordu.
Daha sonraki yıllarda, Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla Hirsch futbola 4 sene ara vermek zorunda kaldı. Aslında İttifak ülkeleri arasında gerçekleşen birçok maça, Milli görev adı altında katıldı. Hollanda ile oynanan ve 5-5 lik skorla sonuçlanan maçta yer aldı. Bu maça gitmek için tam 12 saat trenle seyahat etmesine rağmen genç futbolcu Hollanda filelerini 2 kez sarstı ve atılan bir golün de asistini yaptı. Portakalllar Hirsch’i o kadar sevdiler ki, maçtan sonra kendisini uzun süre Hollanda’da ağırladılar. Daha sonra aynı yol üzerinden Almanya’ya dönüş yapan futbolcu, ülkesinde bir kahramanlar gibi karşılandı.
Fuchs ise, o zamanlar Almanya’da top koşturan en zengin oyuncu olmuştu. Zenginliği elbette ki, futboldan kazandığı paradan gelmiyordu. Keza, henüz emekleme aşamasında olan Alman futbolunun emekçileri çoğu zaman ikinci bir işte çalışıyorlardı. Fakat Fuchs ailesi, Almanya’nın önde gelen ve ticaretle uğraşan Yahudi ailelerinden biriydi. Zaten ‘’Fuchs’’ kelimesi Almanca’da tilki anlamına geliyordu ve aile deri ticaretiyle uğraşmasından dolayı bu ismi almıştı.

Ekli dosyayı görüntüle 19467

Seneler böyle geçerken, Hirsch artık yaşlandığını düşünerek futbolu bırakıp ailesinin yürüttüğü ticaret firmasında çalışmaya başladı. Alman asıllı sevgilisiyle evlendiler ve iki çocukları oldu. Futbola başladığı KFV kulübüne olan üyeliği ise sadece 10 Nisan 1933’e kadar sürdü. O gün Naziler tarafından yönetilen Alman hükümeti, Yahudi kökenli vatandaşları, başta futbol olmak üzere tüm spor branşlarından men etme kararı aldı. Bayern Münih’in kurucularından biri olan ve 27 yıldır kulübün başkanlığını yürüten Yahudi asıllı iş adamı Kurt Landauer görevinden istifa etti. Julius Hirsch, 31 yıldır üyesi olduğu kulübün yönetimine, kendisinin takımdan uzaklaştırıldığını belirten tebligat eline ulaşmadan bir istifa mektubu yazdı. İki kardeşini, Birinci Dünya Savaşı’nda Alman ordusu adına savaşırken kaybetmişti ve bir kardeşi de Üstün Hizmet Madalyası’na layık görülmüştü. Kendisine uygun görülen bu vedayı kendisine hakaret saydığını dile getiren bir yazı kaleme aldı. Fakat durum değişmedi. Nazi Almanya’sında günden güne zorlaşan hayat koşulları, kendilerini bekleyen daha umutsuz bir geleceğin habercisi oldular.
Fuchs, önce Fransa’ya, daha sonra da İngiltere üzerinden Kanada’ya yerleşti. Hirsch ise o zamanlar çalıştığı firmanın Naziler tarafından kapatılması sebebiyle işsiz kaldıktan sonra, iki çocuklu küçük ailesi ile birlikte ekonomik sıkıntılar içerisine girdi. Önce iş bulma ve bu baskıcı yönetimden kurtulma umuduyla Fransa’daki kız kardeşinin yanına gitti. Birçok yere başvuruda bulunmasına rağmen olumlu cevap alamadıktan, iki ay işsiz gezdikten ve ailesinden uzak kalmanın sebep olduğu ruhsal problemlerden dolayı bir süre akıl hastanesinde yattıktan sonra Almanya’ya döndü.

Ekli dosyayı görüntüle 19468

Birçok defa şans eseri toplama kamplarından yakayı sıyırsa da, bir gün eve geç dönen kızı geldiğinde babasının az önce bir ev baskınıyla götürüldüğünü öğrendi. Nereye götürüldüğü hakkında en ufak bir fikirleri yoktu. İşin daha da kötüsü, araştırsalar dahi kendilerini muhatap alıp durumunu haberdar edecek bir kurum dahi bulamazlardı. Hirsch, çalışma kamplarına giden trende, ne edip edip bir fırsatını bulmuş, kızına iki sonraki doğum günü için bir posta kartı yollamıştı. Fakat bu kartpostal kendilerinden alacakları son haberdi. Savaşın devam ettiği, 8 Mayıs 1943 günü Naziler, Julius Hirsch’in ölümünü bildirdiler.
Takım arkadaşı ve soydaşı Fuchs, savaştan sonra davet edildiği Almanya’ya bir daha dönmedi. 1966 senesinde Kanada’da hayat gözlerini yumdu. Förderer ise 1942 senesinde Nazilere katıldı. Çalıştırdığı takım, Nazilerin Ölüm-Timi denen teşkilatının üyelerinden oluşuyordu. 10 sene geçirdiği bir rahatsızlıktan ötürü öldü.

Bir zamanlar Alman Futbol takımının vazgeçilmezi olan bu 3 futbolcu, kaderin kendilerine çizdiği bambaşka hayatları yaşadılar. Kimi kahramanlığa zorlandı, kimi ise yok olmayı seçti.


Ensonbahis olarak sizler için hazırladığımız bu yazıyı beğendiğinizi umar, tüm bahis severlere bol şans dileriz.
Harika paylasim
 
mert001

mert001

ESB Üyesi
Katılım
7 Eki 2019
Mesajlar
140
Puanları
28
Emeğine sağlık hocam çok güzel şeyler paylaşıyorsun
 
vado90

vado90

Vip ÜYE
Tc Onaylı
Katılım
29 Şub 2016
Mesajlar
6,448
Puanları
113
Güzelmiş okudum bende yazık olmuş adamlara
 
italian

italian

ESB Üyesi
Tc Onaylı
Katılım
27 Eki 2018
Mesajlar
371
Puanları
18
Cok guzel kitap gibi paylasim
 
sporsscanavarı

sporsscanavarı

ESB Üyesi
Katılım
11 Eyl 2019
Mesajlar
210
Puanları
28
Ellerine sağlık bu dönem yazılarını severim