Stalin’in Halkından Gizlediği Maç: Sovyetler Yugoslavya ile karşılaşıyor

Mirali

Yönetici
ADMİN
Tc Onaylı
Katılım
18 Şub 2016
Bakiye
Mesajlar
4,512
Beğeniler
11,269
Puanları
113
1952 senesinde, Uluslararası Olimpiyat Komitesi o yıl ki organizasyonun Finlandiya’da yapılmasına karar vermişti. Finlandiya, o zamanlar hemen komşusu olan ve iki kutuplu dünyanın bir başını çeken Sovyet Rusya’sının bir uydu ülkesi sayılırdı. Neredeyse her türlü spor dalında yarışmaların düzenlendiği ve her milletten binlerce yarışmacının katılım gösterdiği etkinlikler, ülkeler arası dostane duyguları geliştirme ve pekiştirme adına 19. Yüzyıldan itibaren düzenleniyordu. Fakat Soğuk Savaş döneminde, her şey gibi spora da siyaset karışmıştı. Sahada veya parkurda, kazanılan ve kaybedilen her maçın ayrı bir anlamı oluyordu. Özellikle Doğu Blok ülkeleri, İngiltere’nin futboldaki üstünlüğünü kırmaya çalışıyorlardı ve nitekim başardılar da. Başta SSCB olmak üzere, Yugoslavya, Macaristan ve Polonya gibi ülkeler, sahada ortaya koydukları kolektif oyunla yeni bir futbol anlayışını da dünyaya kazandırmış oldular. Hatta o kadar iyi takımlar kurdular ki, birbirleri arasında ciddi rekabetler oluşmaya başladı. Bunlardan en dikkat çekeni ise Yugoslavya ve SSCB arasında geçen mücadele idi.

sscb1-jpg.17943


Tam 7 ayrı ülkeden oluşan ve Tito önderliğinde Nazilere karşı büyük bir partizan mücadele veren Yugoslavya, 1948 senesinde Stalin’in emriyle Genel Komünist Büro’dan atılmıştı. Tito, her ne kadar sosyalist bir ekonomik modeli benimsese de, Amerika Birleşik Devletleri ya da Sovyetlerin uydu bir devleti olmak istememişti. Bu sebepten kendi bağımsız politikalarını uygulamak amacıyla, her iki devlete de mesafeli bir duruş sergiledi. Stalin bu sebepten Tito’ya kızmıştı. Ve uluslararası düzeyde karşılaşacakları bu maçtan hemen önce, Milli Takım oyuncularına özel bir mektup gönderdi. Aynı şekilde, Yugoslav oyuncular da, Tito’dan cesaret verici konuşmalar almışlardı. Maçın sıradan bir olimpiyat mücadelesi olduğunu düşünmek biraz saflık olurdu. Bu sebepten, birçok ülkeden gazeteci bu maçı canlı takip edebilmek için erkenden stada geldiler.

sscb5-jpg.17944


Başlama düdüğüyle beraber, Yugoslav ekibi rakip takım üzerinde müthiş bir baskı kurdu. Sovyetler daha azimli görünen taraftı fakat Yugoslavlar’ın tekniği karşısında ilk yarıda direnemediler. Art arda 3 gol bulan Balkan fırtınası, kalesinde gördüğü tek golden sonra ilk 45 dakikayı 3-1 önde kapattı. İkinci yarıda Stjepan Bobek, Vladimir Beara, Ivica Horvat, Bernard Vukas ve Zlatko Cajkovsk gibi oyuncuların etkili oyunuyla skoru 5-1’e getiren Mavi beyazlılar, ünlü spor gazetesi Narodni Sport’un yazdığına göre, deyim yerindeyse rehavete kapıldılar. Karşılarında efsanevi Rus asıllı teknik direktör Boris Arkadiev tarafından yönetilen bir Sovyet Milli Takımı bulunuyordu. Bu maçı İngiltere’ye karşı oynasanız, bu skorla daha avantajlı bir konumda görülebilirdiniz. Fakat rakip takım, içerisinde dünya klasmanında oyuncular barındıran ve hiçbir şekilde oyun düzeninden kopmayan SSCB idi. 4 farkla geride olmalarına rağmen, CSKA Moskova’nın yıldızı Vsevolod Bobrov’un birbirinden güzel 3 gol kaydettiği maçı inanılmaz bir geri dönüşle 5-5’e getirmeyi başardılar. Böylece Yugoslav takımı, sadece sportif değil aynı zamanda politik bir başarıyı da elinden kaçırmış oldu.

sscb2-jpg.17945


Fakat olaylar bu skorla bitmiş sayılmazdı.

CSKA Moskova, Sovyetler’in Dinamo Kiev ile beraber en gözde takımıydı. Milli Takım’ın ana iskeleti bu takımdan oluşuyordu. Stalin maç sonucundan hiç memnun değildi ve CSKAlı futbolcuları suçluyordu. Ona göre, ülkede yaratılan Sanayi Devrimi’nin enerjisi futbolculara aksetmemişti ve Yugoslavlar karşısında alınan beraberlik halkın coşkusuna paralel düşmüyordu. Aynı zamanda politik rekabet halinde bulundukları Tito’nun, bu beraberlik ile beraber, dünya üzerindeki diğer sosyalistlerin gözünde sempatisi artmış olmalıydı. Stalin’in gözünde, bunlara sebep olanlar cezasız kalamazdı. Olimpiyat sonrası başlayan sezonun dördüncü haftasına girilirken, ligin demirbaşı sayılan CSKA Moskova zorla ligten çektirildi ve Sovyet futbolundan men edildi. Bu tuhaf kararı, başka bir futbol büyüğünün başına gelen şaşırtıcı olay izledi. Sovyetlerin en büyük futbol adamlarından, Milli takımın da teknik direktörlüğünü yürüten Boris Arkadiev’in, Ölümsüz Sovyet Sporcusu ünvanı elinden alındı. Birleşik Yugoslavya Cumhuriyetleri ile oynanan bu maç, Sovyetler’de haber yapılmadı. Alınan kötü sonuç halktan gizlendi. Sovyetler üzerinde yaşayan bütün halkların moral ve motivasyonunu bozması dışında, Stalin’in Tito ile eşdeğer görülme fikri sebebiyle, tam 3,5 yıl boyunca Sovyetler bu maçın skorunu bilmedi.

sscb4-jpg.17946


1956 senesinde düzenlenen Avustralya Olimpiyatlar’da iki ekip tekrar karşı karşıya geldi. Ülkenin önde gelen şehirlerinden Melbourne’de oynanan ve kıyasıya mücadeleye sahne olan maçı, rakibi karşısında daha üstün bir oyun ortaya koymayı başaran SSCB kazandı. İşin en ilginç yanı, maçın tek golünün Anatoliy Ilin tarafından kaydedilmiş olmasıydı. Anatoliy Ilin, CSKA Moskova’nın ligden çekilmesinin ardından, Sovyet futbolunda çıkış yakalayan Spartak Moskova’nın golcüsüydü. Kaderin bir cilvesi olacak ki, Stalin tam 4 senedir beklediği galibiyeti ancak yine başka bir başkent ekibinden oyuncu sayesinde almış oluyordu. Fakat iki ekip arasında oynanan 17 maçtan ve geçen onca zamandan sonra dahi, 1952 yılında oynanan ve 5-5 berabere biten maç, halen futbol tarihinin en güzel maçları arasında yer almaktadır.

sscb3-jpg.17947


Ensonbahis ailesi olarak hazırladığımız bu yazıyı beğendiğinizi umar, tüm bahis severlere başarılar dileriz.
 
Son düzenleme:

Barutates

ESB Üyesi
Katılım
11 Eyl 2019
Bakiye
Mesajlar
154
Beğeniler
24
Puanları
18
Yaş
25
Ellerine sağlık çok güzel bir yazı olmuş
 

fhmcm

ESB Üyesi
Tc Onaylı
Katılım
1 May 2019
Bakiye
Mesajlar
1,437
Beğeniler
683
Puanları
113
Yaş
25
bu adamın psikolojik sorunları var :)
 

shephard16

ESB Üyesi
Katılım
2 Ağu 2019
Bakiye
Mesajlar
303
Beğeniler
55
Puanları
28
Yaş
29
kanka cok ıyı yukarda cıkmaya baslamıs artık ıcerıkler
 

burakovich77

ESB Üyesi
Katılım
30 Tem 2019
Bakiye
Mesajlar
355
Beğeniler
86
Puanları
28
Çok sorunlu bir adam bu ya :) güzel yazı emeğinize sağlık
 
Üst Alt