Milli Takımda Oynayamayan Gol Kralı: Kral Fikri

Mirali

Yönetici
ADMİN
Tc Onaylı
Katılım
18 Şub 2016
Bakiye
Mesajlar
4,394
Beğeniler
11,045
Puanları
113
Bundan tam 67 sene önce yani 1952 yılında, Belçika’da düzenlenen Avrupa Gençler Şampiyonası’nda çok ilginç bir maç oynanmıştı. Turnuvadan önce favoriler arasında gösterilmeyen Türk Milli Takımı, turnuva süresince müthiş bir oyun düzeni ve disiplin ortaya koyarak yarı finale kadar yükselmişti. Final için verdiği mücadelede başarı sağlayamayınca, üçüncülük için İspanya ile karşı karşıya geldi. Tabi ki, Avrupa’nın Matadorları çoktan 3. İlan edilmişti ve ilk yarıda ki 2-0’lık üstünlükleri bunu kanıtlar nitelikteydi. Fakat ne olduysa ikinci yarıda oldu. Stadta maçı takip eden binlerce Avrupalı seyirci ve rakip İspanyol Milli Takımı, karşısında bambaşka bir ruhla mücadele eden bir takım buldu. Top resmen Türk futbolcuların ayağına zamk ile yapışmıştı ve İspanyollara göz açtırmıyorlardı. İşte bu maçta, hem Avrupa hem de Türkiye yeni bir golcünün farkına vardı.

fikrielma-jpg.17548

Ankara Demirspor’un genç forveti Fikri, attığı iki kafa golünden sonra, kaleciden dönen başka bir topu da temiz bir vole vuruşuyla kaleye göndererek kaydettiği üçüncü golle, Genç Milli Takıma Avrupa üçüncülüğünü getiriyordu. Bu pırıl pırıl genç, ilk kez yer aldığı turnuvada böylece büyük bir başarıya imza atmış oluyordu. Herkes onun için başarı merdivenlerinin önüne dizildiğini biliyordu artık. Üç büyükler şüphesiz peşine düşeceklerdi. Fakat Milli Takım seçmelerine dahi çıplak ayaklarla katılan bu Ankaralı gencin peşini talihsizlikler bırakmayacaktı. Fakat yine de hiçbir şey onun ‘’ Kral ‘’ Fikri olarak anılmasına engel olamayacaktı.

fikri-elma-jpg.17547

‘Kral’ Fikri, 1934 yılında Ankara’nın Saimekadın ilçesinde doğdu. Babası Devlet Demiryolları’nda çalışıyordu ve 5 çocuklu ailenin bütün yükü omuzlarında idi. Fikri ve kardeşi İzzet ufak yaştan itibaren futbola çok meraklıydılar fakat babalarının buna pek rızası yoktu. O sebepten ‘ Kral’ Fikri, henüz 15 yaşında Pınarspor’da oynamaya başladığında, antremanlara gizlice katılmak zorunda kalmıştı. Ne yazık ki, sadece tek bir lastik ayakkabısı vardı ve iki üç top darbesiyle paramparça olan pabuçlarını madeni tel ile sarmak zorunda kalıyordu. Bunun bir çözüm olmayacağını görünce, çıplak ayakla oynamaya başladı. Ankara Stadı’nda ki Genç Milli Seçmelerine katıldığında, hala çıplak ayakla oynuyordu.

‘’Kral Fikri’’ orduya katıldıktan sonra, askeriyenin takımı Karagücü’ne katılarak, burada top koşturan ve ülkenin dört bir yanından gelen futbolcularla oynama şansı buldu. En yakın dostlarından biri, bir zamanların efsane kalecisi Cihat Arman olmuştu. Takımda görev almaya başladığı sene şampiyonluk sevinci yaşayan Fikri Elma, burada uzun yıllar top koşturduktan sonra en nihayetinde Demirspor’a geldi. Aslında onu uzun zamandır takip eden Beşiktaş ve Fenerbahçe, Fikri’yi transfer etmek için epey zamandır uğraş veriyordu. Hatta Beşiktaşlı yöneticiler, transferini bitirmek için Ankara’daki evine kadar geldiler. Fakat Ankara Demirspor, demiryollarının takımıydı ve geleceği parlak olan genç golcü, Demiryollarında çalışan babasının işten çıkarılması tehdidi karşısında başkent ekibinde kaldı.

kral-fikri1-jpg.17549

1956-57 sezonundan itibaren Fikri’nin takıma katılmasıyla beraber, Demirspor gücüne güç katmış oluyordu. 1961 senesine kadar, Türkiye Milli Ligi’nden önce düzenlenen Ankara Profesyonel Ligi’nde üç kez üst üste şampiyon olurken, Kral Fikri bu sezonları ayrıca elde ettiği gol krallıklarıyla taçlandırıyordu. Fakat, futbol basını o zamanlar ne yazık ki daha çok İstanbul’la ilgileniyordu ve Metin Oktay, o seneler gol krallığına ambargo koymuştu. Fikri Elma, Sarı Kırmızılıların efsane golcüsüyle büyük bir çekişme yaşasa da, Ankara’da top koşturuyor olması sebebiyle pek de bilinmiyordu. Metin Oktay’ın İtalya’nın köklü ekiplerinden Palermo’ya transfer olması sonrası, Kral Fikri 1961-62 sezonunu 21 golle ve gol kralı olarak tamamladı. Çok ilginçtir ki, o sezon Ankara Demirspor sadece 42 gol kaydetmişti ve lig sıralamasında en son sırada yer alarak bir alt lige düştü. Fakat Demirspor, başkent Ankara’nın simgesel takımıydı ve ekibin önde gelen yöneticileri İsmet İnönü ile konuştular ve o sene için küme düşme kaldırıldı. Bu sayede Kral Fikri gelecek sezon tekrar Milli Lig’de top koşturmaya başladı. O zamanlar için en tuhaf olanı ise, gol kralı olmasına rağmen bir önceki sezonun gol kralının, milli takıma seçilememiş olmasıydı. Elbette Metin Oktay’ın forvet alanında bir ambargosu söz konusuydu. Fakat diğer taraftan, gerek medyanın gerekse futbolseverlerin Anadolu takımlarına ilgisizliği, İstanbul dışında top koşturan futbolcuların A Milli Takıma katılmalarını zorlaştıran başlıca sebeplerdi. Benzer şekilde, daha önceki yazılarımızdan hatırlayacağınız Türkiye Milli Ligi’nde, MKE Ankaragücü’nde top koştururken iki sezon üst üste gol kralı olan Ertan Adatepe de , yine aynı sebeplerden Milli Takımda kendisine yer bulamamıştı. Anadolu’da top koşturan oyuncuların Avrupa ve Dünya Kupaları’nda vitrine çıkmaları epey yıllar alacaktı.

Kral Fikri, gol krallığı için yine Metin Oktay’la çekiştiği 1968-69 sezonu sonunda futbolu bıraktı. Demirspor’un sağlam ve sert şutlarıyla ünlü Kral Fikri’si, güçlü fiziği ve mücadeleci kimliğiyle Ankaralı futbolseverlerin gözbebeği olmuştu. Futbolu bıraktıktan sonraki yıllar, önce Demirspor ve daha sonra da yine bir başka başkent ekibi olan Gençlerbirliği’nde uzun yıllar yöneticilik yaptı. Kırmızı-Siyahlı ekibin, ülkemizin en iyi spor tesislerinden birine sahip olmasının altında, İlhan Cavcav ile Kral Fikri’nin imzası bulunur. 1997 senesinde ani gelen ölüm sebebiyle, Kral Fikri büyük bir kalabalık eşliğinde ışıklara uğurlandı ve Gençlerbirliği’nde iken hiç masrafsız inşa ettirdiği sahaya onun adı verildi. İşte isimsiz bir gol kralı daha, Türk Futbol Tarihinden böyle geçmiş oldu.

kral-fikri2-jpg.17550

Ensonbahis ailesi olarak hazırladığımız bu yazıyı beğendiğinizi umar, tüm bahis severlere başarılar dileriz.
 

Atashk

Vip ÜYE
Tc Onaylı
Katılım
13 Tem 2019
Bakiye
Mesajlar
607
Beğeniler
342
Puanları
63
Yaş
23
Bunları okuyunca resmen adamın ne yaşadıklarını içten hissettim.. babasının işten çıkarılma tehdidi cidden dogruysa (bence farklı tehditler görmüştür) ailesini alarak Istanbula yerleşebilirdi.. sonuçta o tarihin büyük takımları aday olmuş... fb-bjk..
Sporcu için erken bir yaş ta ölmüş...60-65 yaş arası.. Allah rahmet eylesin..

Ayrica 18 yaşindayken o belçika turnuvasina katilmiş.. milli takim adina 3.lük getirmiş. Buyuk başarı.. 2-0 dan çevirmeleri.. yani 18 de yeteneklerini konuşturan oyuncuya sahip çikamamişlar... yazık olmuş... milli ligin gol kralı ol.. Milli takima almasınlar... çok üzücü...

Güzel paylaşım için teşekkurler✅
 
Üst Alt