29 Mayıs 1991 – Kızıl Yıldız’ın Büyük Zaferi

Mirali

Yönetici
ADMİN
Tc Onaylı
Katılım
18 Şub 2016
Bakiye
Mesajlar
4,394
Beğeniler
11,045
Puanları
113
İtalya’nın Bari kenti sakinleri, o sabah güneşli ve heyecanlı bir güne uyanmıştı. Tarihinde ilk defa, bu derece büyük bir organizasyon kendi şehirlerinde yapılacaktı.Avrupa Kulüpler Federasyonu; Milan, Torino, Roma ve Napoli gibi Avrupa’nın en güzel stadlarına sahip şehirleri es geçmiş, Şampiyon Kulüpler Kupası final maçını, ülkenin güneybatısında yer alan bu güzelim kıyı kentine vermişti. Daha da önemlisi, maçın finalinde Yugoslavya temsikcisi Kızıl Yıldız ve Güney Fransa’nı güçlü ekibi Marsilya karşılaşacaktı. Daha sonra Şampiyonlar Ligi ismini alacak olan turnuvanın da son maçı oynanmış olacaktı. İşte tüm bu tesadüfler arasında, Avrupa’nın dört bir yanından gelen taraftarlar stadtaki yerlerini aldılar.

Kızıl Yıldız için bu maçın önemi daha bir başkaydı. Rakibi Marsilya’dan farklı olarak, yıllardır katıldığı bu organizasyonda ilk defa final maçına çıkacaktı. Daha da önemlisi, önceki turda Almanların güçlü takımı Bayern Münih’i elemişlerdi. Bu galibiyetle her ne kadar rakibinin gözünü korkutmuş olsalar da, başlarında dönen karabulutlar Yugoslav ekibi için bu maçı daha önemli kılıyordu. O sıralar, Bosna- Hırvatistan ve Sırbistan arasında büyük gerilimler ve çatışmalar yaşanıyordu ve Yugoslavya dağılmak üzereydi. Belki alınacak olan galibiyet, yaşanan gerginliğin üzerine biraz umut serpiştirecekti.

Oysa Kızıl Yıldız, Tito önderliğinde Nazilere karşı savaşan partizan gençler tarafından kurulmuştu ve çok uluslu bir yapısı vardı. Sonraki seneler Yugoslav Ligi’nde, ordunun takımı olarak bilinen Partizan ile birlikte ligin ve dünyanın en büyük derbilerinden birini oluşturacaklardı. Her ne kadar Kızıl Yıldız’ın ligde elde ettiği şampiyonluk sayısı rakibinden epey yüksek olsa da, Avrupa’da elde edeceği bir başarı Balkan ekibinin büyüklüğünü taçlandırmış olacaktı. Ne de olsa, 7 ülkenin birleşerek oluşturduğu Yugoslavya Halk Cumhuriyeti’nin en büyük takımıydı ve Avrupa’daki başarı bu güçlü ülkenin insanlarının da büyük bir arzusuydu.

Maça hızlı başlayan ve oyunun kontrolünü elinde tutan taraf Marsilya oldu. Fransız ekibi, ülkenin koloniyel futbolunun en büyük temsilcisi olarak, çok uluslu bir takım halini almıştı. Özellikle 10 numarayı giyen Abedi Pele, güçlü ve çevik yapısıyla rakibine neredeyse top kaptırmıyordu. Kızıl Yıldız ise, Savicevic ve Prosinecki ile topu ayağında tutarak, rakibin maçtaki üstünlüğünü kırmaya çalışıyordu. Oysa Marsilya, o seneler oynadığı futbolla rakibini ilk dakikalardan itibaren domine eden ve tarzla mücadele ediyorlardı. Yugoslav ekibi, kalesinde devleşen Stojanovic sayesinde, maç boyu sadece 1-2 kontra atak yakalayabildiği rakibi karşısında gol yemeden 120 dakikayı tamamlamayı başardı. Bu dahi, soyunma odasına girerken rakibin moralini düşürmeye yetmişti. Fakat iddialara göre, Kızıl Yıldız soyunma odasında hala siyaset ve savaş konuşuluyordu. Maçı penaltılara taşımanın mutluluğu bir yana, penaltıyı gole çevirme yüzdesi epey yüksek olan rakipleriyle finali bu şekilde sonlandırmanın stresi daha ağır basıyordu.

İki takımda da düzgün vuruş becerisi yüksek futbolcular bulunuyordu. Fakat bahisler henüz maç başlamadan olduğu gibi, maç sonuna dakikalar kala bir daha Marsilya’ya verilmişti. Ardı ardına gelen gollerin zincirini ise, kendisinden hiç beklenmeyen şekilde Amoros kaçırdı. Fransız golcü, son maçı oynanan Şampiyon Kulüpler Kupası’nı elleriyle Kızıl Yıldız’a vermişti. Böylece Yugoslavlar bu turnuvanın son kazananı olmayı başardılar. Daha sonrasında oynanan ve Avrupa ve Güney Amerika kupa şampiyonlarının karşılaştığı, Intercontinental Championship finalinde, Şili temsilcisi Colo Coco’yu yenereki kupayı müzesine götürdü.

Kazanılan kupa, ülkede müthiş bir sevinç yarattı fakat tankların ve tüfeklerin , kardeş halkları ayırmasına engel olamadı. Tito’nun ölümünden sonra hızlıca ve kanlı bir şekilde ayrılan Yugoslavya’nın makus kaderi Kızıl Yıldız’ın da başarısına gölge düşürdü. Şampiyon Kulüpler Kupası’nın son kazananı, sonraki yıllarda aynı başarıyı bir daha Avrupa’da yakalayamadı. Savaş sonrası Sırbistan’daki Süper Lig’de mücadele vermeye başlayan Kızıl Yıldız, sonraki yıllarda hırçın ve agresif oyunuyla, Avrupa kupalarında üst üste 2 maç kazanamayan bir takıma dönüştü. Fakat kimi futbol severler için onlar hala, Son Şampiyonlar Ligi Şampiyonu.

Ensonbahis olarak sizler için hazırladığımız bu yazıyı beğendiğinizi umar, tüm bahisseverlere bol şanslar dileriz.
 

fhmcm

ESB Üyesi
Tc Onaylı
Katılım
1 May 2019
Bakiye
Mesajlar
1,356
Beğeniler
671
Puanları
113
Yaş
25
Ellere sağlık
 

Barutates

ESB Üyesi
Katılım
11 Eyl 2019
Bakiye
Mesajlar
121
Beğeniler
18
Puanları
18
Yaş
25
Buda değir yazı gibi efsane olmuş emeğine sağlık
 

varmidahaiyisi

ESB Üyesi
Katılım
6 Eki 2019
Bakiye
Mesajlar
103
Beğeniler
33
Puanları
28
Yaş
29
Yine çok akıcı bir şekilde okudum ellere sağlık
 
Üst Alt