25 Kasım 1953: Yüzyılın Maçı

Mirali

Yönetici
ADMİN
Tc Onaylı
Katılım
18 Şub 2016
Bakiye
Mesajlar
4,394
Beğeniler
11,045
Puanları
113
25 Kasım 1953: Yüzyılın Maçı

25 Kasım 1953 günü, Wembley Stadı’nın temizlik amiri Phil Charter yoğun yağış altındaki futbol sahası etrafında son kontrollerini yaparken, bir yandan da önceki gün meslektaşları ile giriştiği iddaadan kazanacağı parayı hesaplıyordu. O akşam Macaristan Milli Takımı’na karşı oynanacak maçı, en az 4 farkla kazanacakları konusunda epey ısrarcı olunca, ortaya doğal olarak bir bahis ihtiyacı çıkmıştı. Eğer takım kaptanı Billy Wright takımı birazcık olsun iyi yönetebilirse, Doğu Avrupa temsilcisini eli boş ve içerisi yumurta dolu bir sepetle evlerine göndermek büyük bir sürpriz olmayacaktı. Fakat işin tuhaf yanı şudu ki; Phil Carter Macar Milli Takımı’nın son 3 senedir Dünya Kupası ve Olimpiyatlarda fırtına gibi estiğinden habersizdi. Aslında o gün, İngiltere’nin en ihtişamlı spor kompleksi olan Wembley Stadı’nı dolduran on binlerce İngiliz vatandaşı da bu konuda herhangi bir fikre sahip değildi. Bu maçın ‘’ Yüzyılın Maçı’’ olacağını kim düşünebilirdi ki?

25-kas_m3-jpg.17754


Oysa uluslararası kamuoyu bu maça epey ilgi gösteriyordu. Güneş batmayan imparatorluk olarak bilinen İngiltere, sömürgesi olan Hindistan’dan henüz çıkmış olmasına rağmen, politik gücünden pek bir şey kaybetmemişti ve de futboldaki tartışılmaz üstünlüğünü, siyasi gücünü perçinlemek için de kullanıyordu. Diğer yandan, Doğu Avrupa futbolunun son zamanlardaki parlayan yıldızı Macaristan için de durum pek farklı değildi. Ülke, önce Almanlar sonra da Sovyetler tarafından işgal edilmiş, ve sonrasında da Stalin tarafından atanan Rakosi tarafından yönetilmeye başlanmıştı. Basitçe söylemek gerekirse, kapitalizmin anayurdu Britanya, idelojik düşmanı komünizmin hüküm sürdüğü Macaristan’a karşı oynayacaktı ve bu maçı her bir taraf, bir diğerinden daha fazla istiyordu. Galibiyet alan taraf, deyim yerindeyse çifte bayram yapacaktı. Yüzyılın maçı için artık nefesler kesilmişti.
Burada Macarlar için ayrı bir parentez açmak gerekiyor. Ülkede o zamanlar gerçek anlamda bir diktatörlük hüküm sürüyordu ve on binlerce vatandaş, kamplara ya da ölüme gönderiliyordu. Stalin hayranı olan başbakan, sadece fabrika ve çiftlikleri değil, futbolu da kamulaştırmıştı. Bu sebepten, Macar takımı oyuncularının neredeyse tümü, siyasi baskı sebebiyle, Macar ordusunun takımı olan Honved’de top koşturuyorlardı. Belki de uzun zaman aynı takımda oynuyor olmaları, Macar futbolcular arasında müthiş bir uyumun yakalanmasına da yardımcı olmuştu. Diğer yandan, kaybedilen kimi maçlardan sonra, takım oyuncularından birine ya da hepsine birden ağır cezalar veriliyordu. Örneğin, Çekoslavakya’ya karşı kaybedilen bir maçtan sonra, takımın en etkili ismi olan Ferenc Puskas dahi, Milli takımdan uzaklaştırılmıştı. Daha sonra kendisinden özür dilendiyse de, diğer takım oyuncuları için bu unutulmaz bir ders olacaktı. Herhalde bu koşullar altında ter dökecek futbolcuların, maça konsantre olmaları dışında pek bir şanslarının olmadığı da söylenebilir.

25-kas_m1-jpg.17755


İşte tüm bu koşullar altında oynanan Yüzyılın Maçında, başlama vuruşunun hemen ardından, Macar futbolcular deyim yerindeyse topa saldırdılar. Futbolun efendisi olan İngilizler belli ki karşılarında böyle güçlü bir ekip beklemiyorlardı. Hatta maçtan önce bir İngiliz oyuncu, Macarların en etkili silahı olan Ferenc Puskas’ı tıknaz yapısından dolayı şarap tıpasına benzeterek küçümsemişti. Fakat başlama düdüğünün hemen öncesinde söylenen bu sözlerden tam 57 saniye sonra, meşin yuvarlak İngiliz kalesinde filelerle buluşuyordu. Wembley, soğuk havada su yemiş gibi şoka uğramış İngiliz taraftarların sessizliğiyle müthiş derecede korkunç görünüyordu. Uzun süre atlatılamayan şok sebebiyle, Macarlar 28. Dakikada kaydettikleri golle, skoru 4-1’e getirmişlerdi bile. Futbolun hayat bulduğu ve kendi gücünü göstermek için en etkili araç olarak kullanıldığı Büyük Britanya, tarihinin en büyük hezimeti sayılabilecek bir skorla rakibinin gerisinde kalmıştı. Bu maçı Macarlar adına koparan gol ise, iki büyük kaptanın karşı karşıya geldiği pozisyonda, rakip oyuncu Billy Wright’ı müthiş bir çalımla ekarte edip, düzgün bir vuruşla meşin yuvarlağı ağlara gönderen Ferenc Puskas kaydetmişti.

25-kas_m2-jpg.17756


Maçın geri kalan kısmında, İngilizler bir mucize gerçekleştirmekten çok uzakta bir performans sergileyince, Macar oyuncuları karşılaşmayı 3-6’lık net bir skorla bitirmeyi başardılar. O gün maçı izleyen BBC muhabirlerinden biri, Macarların altı tane daha gol atmaması için hiçbir sebep olmadığını yazdı daha sonra. Orta alanda mücadele veren Syd Owen ise, dünya dışından bir takımla oynadıklarını söyledi. Gerçeklikten uzak olsa da, Macarlar’ın muhteşem uyumunu tasfir etmek için fevkalede yerinde bir benzetme. Bu maçın, İngiliz İmparatorluğu’nu çökerttiğini söylemek abartı olsa da, uluslar arası kamuoyunda prestijini de epey sarstığını iddaa etmek pek de yersiz olmaz. Yüzyılın maçı, üstün ve teknik kapasitesi yüksek bir oyundan sonra ‘’ Komünistlere’’ kalmıştı.
Macar futbolcular yurda döndüklerinde, kutlamalar çoktan başlamıştı bile. Milli takım kariyeri boyunca oynadığı 84 maçı 83 golle taçlandıran Puskas’ın golü de, başbakan tarafından ‘’ Devrim Golü’’ olarak adlandırılmıştı. Tabi ki, diğer oyuncular da birer ‘’Devrim Kahramanı’’ sayılıp, devlet nişanıyla ödüllendirilmiş oldular. İşte Yüzyılın Maçı, adını tarihe böyle yazdırmış oldu.


Ensonbahis ailesi olarak hazırladığımız bu yazıyı beğendiğinizi umar, tüm bahis severlere başarılar dileriz.
 
Üst Alt